Hastanelerde İbadethane Açılacak

07/07/2010

Geçtiğimiz günlerde rastlamışsınız haberlerde, yasa gereği hastanelerde, hastaların ibadetini gerçekleştirmesine mani olmamak için, ibadet yerleri yapılacakmış.
İlgili habere şuradan ulaşabilirsiniz.

Üstelik sadece müslümanlara yönelik de değil, izlediğim habere göre, Hristiyan ve Musevilere de aynı hizmeti vereceklermiş. Belki bu son kısım hastanenin insiyatifine kalmış olabilir, tam ayrıntısını bilemiyorum.

Gelelim bunun ne gibi sonuçlar yaratacağına. Elbette kimsenin ibadetine mani olacak değiliz, ancak bu sanıldığının aksine zararlı sonuçlar doğurabilir.
Hani dinlerin kardeşliği ve birbirine gösterdiği saygı(!) konusunda hepimizin az biraz fikri var. Odasında bir Hristiyanla veya Musevi ile kalmak istemeyen, Müslümanların feryatlarını duyar gibiyim. Az da olsa bu bir ihtimal. “Hadi Cuma’ya gidelim kardeş” dediği hastanın maruz kaldığı baskıyı veya “acaba müslüman olmadığımı söylesem mi?” düşüncesini tahmin edebiliyorum.
Aynı şey biz dinsizler içinde geçerli. Özellikle de ailesine -çeşitli sebepler ile- dinsiz olduğunu söyleyemeyenler için. Hala daha bayram ve cuma namazına aile baskısı ile giden insanlar varken, birde hastanelerde bu dayatmaya maruz kalacakları gerçeği üzücü.

Tabi birde işin bilimsel tarafı var. Dawkins‘in Tanrı Yanılgısı kitabını okuyanlar Büyük Dua Deneyi bölümünü hatırlayacaklardır (hatırlamayanlar için altta mevcuttur.)
Hastalar için dua etmenin hiç bir yararı olmadığı gibi, zararı bile vardır. Ayrıntılar aşşağıda kitabı okuyanların okumasına gerek yoktur;

Yazının devamını oku »


Atatürk’ün dine bakışı

05/11/2010

Daha önce birkaç yerde bu konuyu dile getirmiştim. Ancak gelen yorumlardan ve tepkilerden yola çıkarak bir kez daha paylaşmak istedim. Hemde bu sefer olayı her tarafından ele almış bir yazıyı paylaşıyorum. Bu yazısı için şüphecimelek’e teşekkür ederim.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Din ve Tanrı hakkindaki görüşleri baktığımız kaynağa göre çeşitlilik göstermektedir.
İslam’a yakın kaynaklar, Atatürk’ün İslam ve Peygamber’le ilgili söylediği olumlu şeyleri öne sürerken, bazı başka kaynaklarda da tam tersi demeçler karşımıza çıkıyor.

Peki, nasıl oluyor da, bir kişinin aynı konu hakkındaki görüşleri, farklı kaynaklara göre farklılık gösterebiliyor?
Yazının devamını oku »


Atatürk’ün kendi kaleminden İslam

03/08/2010

Bu yazıyı “Atatürk dindardı” diyenlere, Atatürk’ün kendi kaleminden yazdıkları ile cevap vermek için gönderiyorum. Buyrun;
Paşa’nın el yazısıyla kaleme aldığı o notların “Millet” bölümünden satırlar:”
Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arapların dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilâkis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü, Muhammedin kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu.
Yazının devamını oku »


Dua

06/06/2009

Gönderen: Deicidedua_2008_image2

Müminler neden dua ederler?

İslam’da ve diğer tektanrılı dinlerde, Allah’ın sonsuz kudret sahibi ve her şeyi bilen ve iyi ve kötü de içinde olmak üzere tüm nesneleri ve olayları yaratan tek ve biricik varlık olduğuna inanılır. Bu inancın mantıksal sonucu, Allah’ın dünyada olup biten her şeyi önceden en ince ayrıntılarına kadar planlamış olmasıdır. Dolayısıyla gelecekte yaşayacağımız her şey biz bilmesek de onun bilgisi ve iradesi içindedir bu inanca göre.

Yazının devamını oku »