Kur’an dan Seçilmiş Bazı Çelişkiler

Kuran’da sayısız çelişki bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını sizler için seçtik…kurandan seçilmiş bazı çelişkiler

Öncelikle belirtmeliyiz ki; Kuran’da bulunan çelişkili Ayet’lerde “nesh” denilen kural devreye girmektedir. Bu kurala göre, ‘sonra gelen Ayet, önce gelen Ayet’in hükmünü iptal etmektedir. Sorun işte bu noktada başlamaktadır.

Öncelikle hangi Ayet’in önce hangisinin sonra geldiği tam olarak bilinememektedir. Çünkü Kuran’ın kronolojik bir yapısı yoktur. Sure’lerin indiği yerler aşagı yukarı bilinse de, kesinlik arzetmez. Bazi Sure’lerde Ayetler birbirine karismis, kimi Mekke de kimisi Medine’de inmiştir. Dolayısla, nesh edilen Ayet’lerin hangileri olduğu açıklıkla bilinmemektedir.

Şimdi çelişkili Ayet’lerin bir kısmına bakalım;

Bakara-106 ‘Herhangi bir Ayet’in hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Allah’ın herşeye gücünün yettiğini bilmezmisin?’

Bakara-106 da böyle söylenirken, aşağıdaki Ayet’lerde farklı söylenir;

Fatır-43 ‘… Hayır! sen Allah’ın kanununda değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın kanununda asla bir döneklik bulamazsın.’ – Fetih-23 ‘… Allah kanununda hiçbir değişiklik bulamazsınız.’ Ayrıca Yunus-64, Fetih-23, En’am-115, Ahzab-62’de de aynı hükümler bulunmaktadır.

Maide-69 ‘Fakat inananlar, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanan, iyi işler yapana korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.’ Aynı hüküm Bakara-62’de de geçmektedir. Fakat Al-i İmran-85 ise ‘Kim Islamiyetten başka bir din ararsa onunki kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir.’ denilmektedir.

Fussilet-34 ‘İyilik ve fenalık bir olamaz. Sen fenalığı en güzel şekilde karşıla. O zaman aranızda düşmanlık bulunan kimse ile bile yakın dost olduğunu görürsün.’ Bu ayet’e karşılık ise;

Sura-40 ‘Bir kötülüğün karşılığı ona denk bir kötülüktür. Fakat kim affeder ve barışırsa onun mükafati Allah’a aittir. Şüphe yok ki o zalimleri sevmez.’ – Bakara-179 ‘Ey aklı erenler! kısasta sizin için hayat vardır…’ veya Maide-45 ‘O kitapta cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşı yaraları ödeşme yazdık. Fakat kim sadaka olarak bağışlarsa, bu ona kefaret olur…’ yazılmaktadır.

Enam-62’de ‘… Sonra her işi doğru olan kudret ve tasarrufun sahibi Allah’larının huzuruna götürürler. Bilin ki hüküm onundur. O hesap görenlerin en süratlisidir.’ derken; Hacc-47 ‘Senden başlarına acele azap getirmeni istiyorlar, Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.’ denmektedir.

Ayrıca Hacc-47 de, rabbinin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir hükmü, Secde-5’de de vardır. Secde-5 ‘Gökten yere kadar her işi Allah düzenler. Sonra işler sizin sayışınıza göre bin yıl tutan bir günde içinde O’na yükselir. ‘Yani bu iki Ayet’e göre, Allah katında bir gün Dünya günü ile bin yıldır. Meraic-4 ‘Melekler ve ruh oraya miktarı ellibin yıl olan bir günde çıkarlar.’ gün hesabı bu sefer ellibin yıl olmuştur.

Peşpeşe iki Ayet var bunlar Enfal Suresindedir;

Enfal-65 ‘Ey peygamber inanları savaşa teşvik et. Eğer içinizden sabırlı yirmi kişi bulunursa onların ikiyüzüne galip gelir. Ve eğer sizden yüzkişi olursa, kafirlerin binini yener. Cünkü onlar hicbir şeyden anlamaz guruhturlar.’

Enfal-66 ‘Şimdi Allah yükünüzü hafifletti. Bildi ki sizde muhakkak bir zaaf var. Artık sizden sabırlı ve metanetli yüz kişi olursa ikiyüzünü yenerler. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah’ın izniyle ikibine galebe çalarlar. Allah sabır ve sebat edenlerle beraberdir.’

En’am-111 ‘…Allah dilemedikçe inanmazlardı…’

En’am-125 ‘Allah kimi doğru yola götürmek isterse, gönlünü Müslümanlığı kabul etmesi için açar. Kimi de sapıklıkta bırakmak isterse, onunda gönlünü daraltır ve sıkıntılı kılar…’

Bakara-7 ‘Allah onların yüreklerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde perde vardır…’

Bakara-256 ‘dinde zorlama yoktur…’

Müzemmil-19 ‘Süphe yok ki bu (Kur’an) bir öğüttür. O halde dileyen Rabbine götüren yolu tutsun…’

Müdessir-54-55 ‘Süphesiz ki, gerçekten de Kuran bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır.’

(Benzer hükümleri içeren daha pek cok Ayet vardır)

Nisa-89 ‘Onlar sizin kendileri gibi kafir ve böylece eş olmanızı isterler. Allah yolunda göç etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Bunu kabul etmez de yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün…’

Tevbe-5 ‘Hürmetli aylar çıkınca Allah’a eş koşanları nerede bulursanız öldürün. Yakalayıp hapsedin. Gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse onların peşini bırakın…’

İnsanların topraktan, sudan, çamurdan, meniden, kandan, balçıktan, yumurtadan yaratıldığı söylenmektedir. Bakılacak Ayet’ler Kıyamet-37, Nahl-4, Hud-61, Meryem-67, Rum-20, Fatır-11, Ali-imran-59-60, Hicr-26, Furkan-54, Nur-45, Alak-2, Enbiya-30 vb.

En’am-108 ‘Allah’tan başka dua ettikleri şeylere sövmeyin ki, onlar da bilgisizlikte aşırıya gidip Allah’a sövmesinler…’

Tevbe-28 ‘Ey inananlar’ Allah’a eş koşanlar mutlaka pisliklerdir…’

Bakara-29 ‘Yeryüzündeki herşeyi sizin için yaratan odur. Sonra göklere yönelerek yedi kat gögü sizin için düzenledi, yarattı. O herşeyi bilir.’

Fussilet-9 – Yerzünün iki günde yaratıldığı,

Fussilet-10 – Bitkilerin dağların ve gıdaların yaratılmasi.

Fussilet-11 ‘Sonra duman halinde bulunan göğe yoneldi…’

Fussilet-12 ‘Allah bu suretle iki gün içinde yedi gök vucuda getirdi ve her göğün işini kendisine bildirdi…’

Yani bu iki Sure de, önce yer sonra gökyüzünün yaratıldığı söylenmekte.

Naziat-27 ‘Sizi mi yaratmak daha güçtür, yoksa göğü mü? Allah onu (gögü) kurdu.’

Naziat-28 ‘O’nu yükseltti ve düzen verdi.

Naziat-29 ‘Onun gecesini kararttı gündüzünü aydınlık yaptı.’

Naziat-30 ‘Bundan sonra da yeryüzünü düzenledi.’

Naziat-31 ‘Oradan suyunu çıkardı ve otlak meydana getirdi.’

Naziat-32 ‘Dağları sapasağlam yerleştirdi.’

Görüldüğü gibi, Naziat Sure’sinde önce gök, sonra yeryüzü yaratılıyor.

Zariyat-56 ‘Ben cinleri de insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattim.’

A’raf-179 ‘Andolsun ki, biz cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır ama, anlamazlar. Gözleri vardır ama o gözlerle görmezler…’

Allah’ın Resul’ü İsa yoksa cehennemde mi?

Tevbe-31 ‘Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Halbuki olara da ancak tek Allah’a kulluk etmeleri emredilmişti. Ondan başka tapacak tanrı yoktur. O, onların eş koştukları şeylerden münezzehtir.’

Enbiya-98 ‘Hiç şüphe yok ki siz ve Allah’ın dışında taptıklarınız cehennemin odunusunuz. Oraya gireceksiniz.’

Enbiya-99 ‘Eğer onlar tanrı olsalardı, cehenneme girmeyeceklerdi. Hepsi orada ebediyyen kalacaklardır.’

Aslında ornekler daha coğaltılabılır.

Tüm bu örnekleri yorumsuz olarak verdim. Yorumları size bırakıyor ve son bir Ayet ile yazımı noktalıyorum;

Nisa-82 ‘Kuran’ı düşünmüyorlar mı? Allah katından başka yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz pek cok şey bulurlardı.’
Bu yazı Ateistforum’dan alınmıştır.Foruma gitmek için burayı tıkla !

6 Responses to Kur’an dan Seçilmiş Bazı Çelişkiler

  1. can bircan dedi ki:

    yahu bunların %98 yanlış verilmiş insanları aldatmaya utanmıyor musunuz? inanmıyorsanız tmm inanmayın ama bırakın insanlar kendi tercihlerini kendileri yapsınlar başka insanların kararlarını etkileyecek şeyler yayınlamayın

    • ateistmedya dedi ki:

      Burdaki bilgilerin doğruluğunu bir tane türkçe kuran meali, azıcık din bilgisi ve birazcık düşünme yeteneği ile test edebilirsiniz.
      Bizim amacımız insanları kandırmak falan değil, sorgulamaya teşvik etmektir.
      Yoksa senin yada başkasının ateist olması bana bir şey kazandırmıyor.

  2. bir ate dedi ki:

    “bırakın insanlar kendi tercihlerini kendileri yapsınlar başka insanların kararlarını etkileyecek şeyler yayınlamayın”

    iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına…

  3. mevalî-i nefs dedi ki:

    Araştıran, düşünen insanları çok severim. bu tarz insanlar çevresindeki insanlara değer katan insanlardır. bu açıdan tebrik ediyorum yukarıdaki araştırmayı yapan arkadaşımı. Ancak bu işin iman (inanç) meselesi olduğunun hepimiz gayet farkındayız. bir şey sormak isterim; yukarıdaki ayetlerin yorumu, kuranın zahiri okunarak yapılmış yorumlardır. peki batınında yatan gerçeklikleri de değerlendirdiniz mi?

    • ateistmedya dedi ki:

      Dilerseniz size gene bir iki ayet ile cevap vereyim;

      Mâide 15
      Ey ehl-i kitap ! Resulümüz size Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.

      Nahl 103
      Şüphesiz biz onların: “Kur’an’ı ona ancak bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur’an) apaçık bir Arapçadır.

      Hicr 1
      Elif. Lam. Ra. Bunlar Kitab’ın ve apaçık bir Kur’an’ın ayetleridir.

      Ankebût 49
      Hayır, o (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkar eder.

      Yâsîn 69
      Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. Onun söyledikleri, ancak Allah’tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

      Yukarıda ki ayetlerin hepsinde vurguladığım yönler, Kur’an’ın apaçık bir anlatımı olduğu. Yani ayetlerine arkasında başka anlamlar aramak lüzümsuz.
      Ancak bu demek değildir ki her ayeti herkes okuyarak anlayabilir. Bazı ayetlerde geçmiş veya yaşanmış olaylara göndermeler yapılmıştır bunuda İslam tarihini bilerek veya hadisler eşliğinde anlayabiliriz.
      Örnek vericek olursak;

      Ahzab 26. Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz

      Bunu okuyan birisinin şu soruları sorması normal,
      Kim kimi esir alıyor? Kim kimi öldürüyor? Kim kimle savaşıyor?
      İşte bu gibi anlamı yaşanmış veya yaşanmakta olan bir olaya atfen inen ayetleri de islam tarihi ve hadisler ile aydınlatabiliriz ki bu ayette bahsedilen “kureyza katliamı” dır.

      Ama bunun gibi örnekler dışında Kur’an da bol miktarda ucu açık ayet vardır, istenilen yere çekilebilir. Bunlarıda doğru anlamak için nüzul sırasına veya gene hadis ve tarihe bakabiliriz.

      O yüzden Kur’an daki ayetlerin anlaşılan bir anlamı dışında başka anlamlarıda olabileceğini söylemek;
      Bizzat Allah’ın söylediğini yalanlamaktır. Çünkü ayetler gayet açık. Kur’anı herkesin anlamayacağı yada ayetlerin arkasında başka anlamalar olduğu iddaları ise tamamen islamda bir ruhban sınıfı oluşturma arzusunda olan kişilerdir. ( Bkz. tarikatlar, cemaatler. vs)

  4. mevalî-i nefs dedi ki:

    bana kalırsa teizm va ateizm insanın psikolojik yapısı ile alakalı, iç dünyasının yaşadığı karmaşalarla alakalıdır. insanın iki kutbu vardır. aklı ve yüreği. Akıl beyinle ilişkilendirilmiş, yürek ise kalb organı ile. bu iki kutuptan bazı hasletler doğar. Örneğin kalpten; cesaret, fitne, haset, iman…gibi. akıldan ise; disipline etme, mantık, doğa bilimleri, nedensellik, tüme varım, tümden gelim…gibi. Ateistçe düşünen insanların akıl kutbunun biraz daha ağır bastığını düşünüyorum. Kalbten gelen iman hasleti oldukça gerilerde kalmış. Hepimiz biliyoruz ki Yüce varlık tasarımını, akıl bir yere kadar algılar. Kalp ile inanmak gerekir. bu iki kutbumuzu dengede tutmak oldukça önemlidir. şahsen ne varsa sufizm de var..insanların kutsalları ile dalga geçmek onları kızdırır. Yüce yaratıcı bizi salihlerle haşreylesin diyorum.. ;)

    Bunun yanı sıra, Yüce Kuranda geçen ayetler örneğin yahudilerin, hristiyanların, talut ve calut ilişkisi, kadın erkek ilişkisi, karışmayan iki deniz ifadesi…gibi sayılamayacak kadar çok mesel bizlerin bunlardan bireysel olarak ahkam çıkarmamız içindir. Bakara suresinde bahsedilen yahudilerin sözlerinden dönmeleri, yaudileri kınamamız için değil bireysel olarak bunlardan ders çıkarmamız içindir.

    Aynı şekilde talut ve calut örneği insanların içinde taşıdıkları nefs ile olan savaşı ifade eder. bugün bilimsel olarak kanıtlanmış zahiren iki denizin birbirine karışmaması örneği de batın olaak ruhumuzu ve nefsimizi ifade eder. onlarda birbirine karışmaz..

    Allahın bir çok sıfatı vardır. bu sıfatlar doğada karşımıza çıkar. Sanırım buna Panteist düşünce deniliyor. Adl, hak, zahir, batın..gibi. zahir bir nesnenin görebildiğimiz kısmıdır. batın ise onun göremediğimiz iç kısmı ya da arka kısmıdır. aynı şekilde kuran ayetlerinin de birer zahir ve batın anlamları vardır (gerçek, mecaz, yan anlam.. gibi). batınında yatan anlam ise ilm-i ledun dur. belki
    ilm-i ledun’a sahip olabilirsen bu bahsettiklerin ayetler de taşların yerine oturması gibi yerli yerine oturabilir. ben şahsen buna sahip değilim. sadece ateistlere tavsiye niteliğinde söylüyorum.

    Ne ruhbanlık peşindeyim, ne yaratıcının ve yaratılanın söylediklerini yalanlayıp, saptırmak. Sadece taşları yerli yerine oturtmak için arayıştayım.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: